Bir konser salonunda olduğunuzu hayal edin. Sahnedeki müzisyenler rastgele yerleştirilmemiştir; her enstrümanın kendine ait bir alanı vardır. Davulcu genellikle merkezdedir, çünkü ritmin temelini oluşturur.
Bas gitar de genellikle merkeze yakın durur, çünkü düşük frekanslar stereo olarak yayıldığında güç kaybedebilir. Gitaristler ve klavyeciler ise sahnenin sağında ve solunda yer alarak genişlik hissini artırır.
Aynı şekilde, konser salonundaki hoparlör düzeni de bu sahne yerleşimine uygun şekilde tasarlanmıştır. Büyük konserlerde ana hoparlörler sahnenin iki yanında, yan sahne monitörleri ise müzisyenlerin kendilerini duyabilmeleri için konumlandırılmıştır.
İşte pan, dijital müzik prodüksiyonunda enstrümanları bu sahne perspektifine göre yerleştirerek daha geniş ve doğal bir duyum yaratmamızı sağlar.
Otomasyon ise bu sahneyi daha da canlı hale getirerek seslerin zaman içinde hareket etmesini, efektlerin değişmesini ve dinleyicinin ilgisini sürekli diri tutmamızı sağlar. Bunu büyük profesyonel stüdyolardaki miksaj masalarında gördüğümüz motorize faderlar gibi düşünebilirsiniz.
Bir mühendisin fiziksel olarak her ayarı manuel yapmasına gerek kalmadan, faderlar kaydedilmiş hareketleri otomatik olarak gerçekleştirir.
İşte DAW’daki otomasyon da aynı prensiple çalışır—bir kere ayarladığınızda, ses seviyesi, efektler ve pan gibi parametreler şarkının akışına göre otomatik olarak değişir, tıpkı büyük bir miksaj masasındaki faderların kendi kendine hareket etmesi gibi!
BandLab’de bu yapıyı oluşturmak oldukça kolay. MIDI veya ses kanallarınızın pan ayarını düzenleyerek her enstrümanı sahnede doğru konumlandırabilirsiniz.
Pan doğru kullanıldığında, miksiniz nefes alır ve enstrümanlar birbirine karışmadan duyulabilir hale gelir. Pan yaparken (eğer belirli bir sebepten ya da istekten dolayı yapmıyorsanız) panı en sağa ya da en sola çevirmeden dengeli hareketlerle sesin yönünü belirlemeniz daha doğal bir genişlik yaratacaktır.
Otomasyon sayesinde sesi dinamik olarak hareket ettirebilir, zaman içinde değişmesini sağlayabilirsiniz.
Otomasyon kullanarak müzik prodüksiyonunuzu statik olmaktan çıkarıp, gerçekten yaşayan ve nefes alan bir ses yapısı oluşturabilirsiniz.
Bu iki özelliği birleştirerek örnek olarak şunları yapabilirsiniz:
Bunları kullanarak müziklerinize hareket, derinlik ve dinamik bir karakter kazandırabilirsiniz.
Artık her bir küçük hareketin müziğinizi nasıl dönüştürebileceğini daha net görebiliyorsunuz. Bir enstrümanı sahnede nereye yerleştirdiğiniz, sesin ne kadar geniş veya dar duyulduğu, bir efektin ne zaman devreye girip çıktığı—tüm bunlar parçanızın atmosferini tamamen değiştirebilir.
Pan ve otomasyon gibi araçları bilinçli kullanarak, dinleyicinizi sadece bir müzik dinleyicisi olmaktan çıkarıp, adeta bir sahnenin içinde hissettirebilirsiniz.
Eğer şimdi hemen BandLab’in sunduğu tüm özellikleri detaylıca keşfetmek ve eğitimlerimizi takip etmek isterseniz, buraya tıklayarak BandLab’e %10 indirimle sahip olabilirsiniz.
Daha fazla prodüksiyon ipucu ve detaylı anlatım için @aydaeravci Instagram hesabımı takip edebilirsiniz. Gelecek hafta yeni bir konuyla tekrar buluşmak üzere!